Conkbayırı

Çanakkale Şehitlik Gezisi Bölümleri

Çanakkale Savaşlarında Conkbayırı:

Çanakkale destanın yazıldığı yerlerden birisi olan Conkbayırı’nda 6 Ağustos 1915 tarihinde İngiliz ve Anzak birliklerinin Osmanlı ordusu mevzilerine taarruzları ile başlayarak, 1915 yılının 10 Ağustos tarihine kadar devam eden savaşlardır. Düşman Devletler olan İtilaf ordularının 25 Nisan da başlayan ve Ağustos ayına kadar ki süre içerisinde önemli bir ilerleme yapamadıkları ve bunun sonucunda savaş adeta siper savaşına dönüşen yer. İngiltere yaklaşık 50.000 yeni asker getirerek çıkartma planı hazırlayıp savaşı daha geniş bir alana yaymak istedi. İngiltere tarafından yapılan plan doğrultusunda 6 Ağustos sabahı Arıburnu ve Seddülbahir bölgelerinde düşman topçu ateşi ile saldırıya geçti. ve bu şekilde yeni cephe açılmış oldu.

Düşman İtilaf ordular komutanı Hamilton’un Anafartalar Bölgesi’ne açmış olduğu yeni cephenin asıl amacı Kocaçimentepe’ dir. Yani bir bakıma Conkbayırı’ydı. Albay rütbesindeki Mustafa Kemal’in o dönemlerde bu bölgeyi İngiliz ve Anzak birliklerine kaptırmamak için, bu önemli bölgeye birliklerini yerleştirmeyi planladı. Bunun için Albay Mustafa Kemal Çamlıtekke’den Conkbayırı’na geldi. Albay Mustafa Kemal daha sonra, karargâhtan almış olduğu bilgiler ile 10 ağustos sabahı saat 04.30’da baskın yapmaya karar verdi. Conkbayırı’nda 8.nci Tümene bağlı 23 ncü ve 24 ncü Alaylar Bu plan ile hazır durumdaydı. Diğer iki alay 28 nci ve 41 nci alaylar ise Saldırıya katılmak için henüz gelmemişti. 10 ağustos sabahı saldırı için Albay Mustafa Kemal hazırlandı. Askerler süngü takmış Saldırı için bir vaziyette siperlerde beklemekteydi. Hücum zamanı artık gelmişti. Mustafa Kemal şu şekilde anlatır. “Gün ağarmak üzereydi. Çadırımın önüne çıkıp hücum edecek askeri gördüm. Oradan hücumun yapılmasını bekledim. Gün ağarmış, artık hücum zamanı gelmişti. Saat 04:30’du. Biraz zaman geçtikten sonra gün tamamen ağaracak ve düşman askerlerimizi görebilecektik. Bundan daha önce düşmanın piyade ve mitralyöz ateşi başlarsa, kara ve deniz top mermileri sıkı düzende duran askerlerimizin üzerinde bir defa patlarsa, hücumun imkansızlığa düşeceğine şüphe etmiyordum.

Hemen ileri koşup, Tümen Kumandanı’na yanına gittim. O ve her ikimizin beraberinde bulunanlar ile hücum safının önüne geçtik. Önünden geçerek yüksek bir sesle askerlere selam verdim ve onlara: “Askerler! Karşımızda duran düşmanı mağlup edeceğimize hiç bir şüphe yoktur. Ancak siz acele etmeyin. Kırbacımla işaret verdiğim an hep birden atılırsınız.” Daha sonra kumandan ve subaylara da işaret verip, askerlerin dikkatini çekmelerini emredip, sonra hücum safının önünde bir yerde kırbacımı havaya kaldırarak hücum işaretimi verdim.” İşaret verilmesinin ardından süngü takıp hazır halde bekleyen askerler ok gibi siperlerinden fırlayıp karşı siperlere taarruza geçtiler. Taarruzun şiddeti ile Conkbayırı sırtlarında olan Yeni Zelanda askerleri, yamaçtan aşağıya doğru düzensiz bir şekilde savrularak geri çekildiler. Ön siperlerde bulunan düşman askerleri bu birden bire gelen saldırının üzerine silahlarına bile davranamadı ve kısa süre içinde imha edildi. Diğer taraftan ise 23 ncü Alay askerleri, geriye çekilen İngiliz ve Yeni Zelanda askerlerini takibe başladı. Bunun sonucunda Ağıldere yönüne saldıran Türk askerleri ile Tuğgeneral Boldwin komutasındaki dört taburluk düşman kuvveti saat 10.00’da şiddetli bir savaşa tutuştu. Bu çatışma sonucu General Bolwin ve Kurmay Başkanı hayatını kaybetti. Ağıldere kısa süre sonra Türk birliklerinin eline geçti.

Conkbayırı’daki mücadele bütün hızıyla devam ederken, ölümden dönen Albay Mustafa Kemal, Conkbayırı tepesinde savaşın gidişatına bakarken elini birden göğsüne götürmüş ve şarapnel parçası göğsünde bulunan saati parçalamıştır. Göğsünde hafif bir morluk oluşan Albay Mustafa Kemal saat sayesinde kurtulmuş ve o saati Türk milletine hediye etmiştir.

Çanakkale’den Hareketli Hergün Çanakkale Şehitlik Turumuz Mevcuttur.

Rezervasyon ve Detaylı Bilgi İçin 0532 378 42 46

Çanakkale Şehitlik Turu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*